Kestane ve Armutlu Tart
Nihayet seytanin bacagini kirip yeni bir tatli yaptim. Ustelik fotograflarini cekip, bilgisayarima aktarmayi da basardim. Simdi is tarifini yazmaga kaldi.Bu tatliyi okul tatili nedeniyle evde olan Zeynep'in "Anne, sen eskiden tatli yapardin. Neden artik yapmiyorsun? Az zararli, az sekerli, kolay tarafindan bir seyler yapamaz misin?"yollu israrlari sonucunda yaptim. Tabii soz konusu Zeynep icin bir tatli olunca, elim hemen Pierre Herme'nin kitaplarina gitti. Gecen yil yaptigim armut ve kestaneli receli cok begendigini hatirlayip, tercih hakkimi ayni malzemeleri kullanan bu tarttan yana kullandim.
Tarifteki tart hamurunu ilk defa denedim. Yumusak tereyagi ile, mikserde yapilan bir hamur. P. Herme bu hamuru, tuzlu cesitlerde de kullaniyormus. Yapimi ve kullanimi oldukca kolaydi, sadece acilmadan birkac saat buzdolabinda dinlendirilmesi gerekiyor.
Tart hamuru kisa bir on pisirmeden gectikten sonra, ici armut ve kestane parcaciklariyla dolduruluyor. Bunun uzerine kestane puresi ve krem fresle yapilan bir krema dokulup, firina veriliyor.
Tart pisip soguduktan sonra ise baklava (filo) yufkasindan sapkasi hazirlaniyor. Bu sapkayi, doku olarak yeknesak buldugunuz ve biraz citir faktoru katmak istediginiz her turlu tatlida kulanabilirsiniz. Sadece pudra sekerini fazla serperseniz, bende oldugu gibi yer yer erimeden kalabilecegine dikkatinizi cekerim. Ince bir pudra sekeri tabakasi, firinda tamamen eriyerek, yufkayi yer yer karamellestiriyor. Olmasi gereken de bu. Ben erimeden kalan pudra sekerini purmuzumu kullanarak eritmek istedim ama purmuzun alevi filoya fazla geldi ve yer yer yakti. Dolayisiyla pudra sekerini az koymakta fayda var.
Sekeri az bir tatli bu. Olgun armutlarin lezzeti, kremadaki az seker ve filonun pudra sekeri agzi tatlandirmaga yetiyor. Damakta hakim olan tad, kimi zaman kestane, kimi zaman kremanin mayhoslugu, bazen de meyvamsi tonlar. Ama her lokmada filonun o cok hos kirilganligini yasayacaginiz garantili. Biz cok sevdik, umarim siz de begenirsiniz.Tarifi de yarin eklerim artik.

































