Thursday, October 18, 2007

Olum Bize Ne Yakin, Ne Bize Uzak Olum

Bu resimleri cektikten birkac dakika sonra, cok sevdigim bir arkadasimin kardesinin olum haberi geldi. Gerci kendisini tanimiyordum ama, arkadasimi kucakladigimda, onun yureginden benim yuregime akan olum acisi, yakindan tanidigim ve sevdigim birini kaybetmisimcesine yakiciydi. Arkadasim, kucaginda minicik bebegiyle, ailesinin bir kismini geride birakarak, Turkiye yollarina dustu. Yaninda annesi ve erkek kardesiyle... Cok sonra, cektigim resimlere baktigimda, resimlerin karanligi, o karanlik icinde ahududularin canli kirmizisi, kompozisyonun yansittigi yarida kalmislik bana onlari cektikten az zaman sonra haberini alacagim trafik kazasinin ve o kazayla genc yasinda yitecek canin habercisi gibi geldi.

Buna benzer olaylari daha once de yasadim. En belirgin orneklerinden biri, 11 Eylul'de kaybettigim arkadasimla ilgili bir olay. Olumunden birkac gun once, ondan soz acilan bir arkadas meclisinde, hic sebepsiz gozlerimden yaslar akmaga baslayinca, kendim de anlayamamistim ne oldugunu. Size de olum bazen hayatin alistigimiz sebep-sonuc iliskilerini ihlal ediyor gibi geliyor mu? Yasamimizin tekduzeligine agir bir tas gibi dusuyor olum; dalgalanmalari, hem gelecege, hem de gecmise uzaniyor...

Daldigimiz uykudan, bir yakinimizin olumuyle biraz silkinir gibi oluyoruz. Anladigimiz manada zamanin olmadigi aleme bir goz atma firsati veriyor belki bu bize. Sonra kaldigimiz yerden devam ediyoruz hayatimiza. Oysa olum hep yani basimizda, hayatlarimizin tartisilmaz kesinligi.

Karanlik bir yazi oldu bu. Aslinda tatli guzeldi. Tarifini yarin ayri bir iletide verecegim.

Hepinize aydinlik bir hafta sonu dilegiyle,


21 Comments:

Anonymous işitmekaybı said...

Ölüm hep bizimle,bunun bilincinde olmamıza rağmen nasıl unutabiliyoruz?Nasıl da bomboş bir hayat geçirebiliyoruz böyle?

Sevgili Zinnur,böyle güzel yazının ertesinde sorularımıza cevap verebileceğin enfes yazını bekliyoruz...

Sımsıcak sevgilerimi de yolluyorum sana...

10/18/2007 11:00:00 PM  
Blogger Yasemin said...

nasil doğum doğalsa ölümde öyle.. Ama nedense doğumda sevinç vardır ölümde hüzün. Aslında tersi olsa daha mı iyi? Doğum ölümlü bir hayatın başlangıcı, ölüm ise ölümsüzlüğün.. Belkide bunun için sevinmeli insan.. Yaradanın planı incedir..

"Ey insanlar! Ölümden sonra kalkış olgusundan şüphedeyseniz; o zaman hatırlayın ki, Biz gerçekten de sizin her birinizi topraktan; sonra bir döl suyu damlasından; sonra döllenmiş hücreden; sonra temel unsurları ve istidatlarıyla tamamlanmış ama, bütün öğeleriyle henüz tamamlanmamış bir ceninden yarattık; ki size menşeinizi böylece açıklayalım! Ve doğmasını dilediğimizin, annesinin rahminde, Bizce belirlenmiş bir süre için kalmasını sağlarız; sonra sizi çocuk olarak dünyaya getirir ve yaşamanıza imkan veririz; böylece bazılarınız olgunluk çağına erişir; öyle ki, kiminize daha çocukluk çağında ölüm tattırılırken, kiminiz de yaşlılığın öyle düşkün çağlarına eriştirilir ki bildiğini bilmez olur." (HAC Suresi 5.ayet)

10/18/2007 11:48:00 PM  
Blogger munevver said...

Ah, Zinnur'cuğum, o kadar çok genç ölümüyle karşılaştım ki, insanın aklına gelmemesi gereken o soru yine de geliyor. "Neden o ?" Yasemin yazmış, bunu kabullenmek zor olsa da mecburuz. Kurgulanmış bir şeyler var; ama, bunu biz bilmiyoruz sadece. Yaşayınca idrak ediyoruz ancak.

Geçen hafta Can'ın liseden okul arkadaşı trafik kazasında öldü. İçim yandı yine.

O arkadaşının annesine, ailesine dayanma gücü versin Allahım. Veriyor da. Bana verdi bak.

Senin de acını anlayabiliyorum arkadaşım.

Sevgiyle, Nane Limon.

10/19/2007 01:10:00 AM  
Blogger serinmavi said...

Rabbim merhamet ve rahmet etsin...Ölümü bir kaç defa en yakınımda hissettim,en yakını 6 aylık bebeğimdi.Rabbim sevdiklerimizin acısını göstermesin....

10/19/2007 03:20:00 AM  
Blogger Burçin'in Denemeleri said...

Zinnur'cuğum,
Allah sabırlar versin diyorum ki veriyorda. Yoksa insan evladının, anne babasının, kardeşinin ölümüne hem de ani olanına nasıl dayanabilir ki :((( Düşününce dayanılacak bir acı gibi gelmiyor.
Allah bütün yakınlarımıza hayırlı uzun ömürler versin, kazalardan korusun.

10/19/2007 03:35:00 AM  
Blogger PASTARDA said...

Gerçek ama amansızca ve habersizce geldiğindendir bizim şoklara ve karamsarlığa girişimiz...6 yaşında annemi kaybettikten çok uzun yıllar sonra varabildim ben farkına..
Günün birinde ensemize yapışacağını bile bile yaşarken , ne zaman-nerde-nasıl olacağını bilememezlikten...

Arkadaşının kardeşine Allah'tan rahmet , yakınlarına da sabır ve dayanma gücü diliyorum

10/19/2007 04:34:00 AM  
Blogger bocuruk said...

Babamı kaybettiğimizde başsağlığı için gelenlerden biri gelin girmeyen ev olur da, ölüm girmeyen ev olmaz demişti. Kabullenmesi çok zor olsa da hepimiz birgün geldiğimiz yere geri döneceğiz. Allah sıralı ölüm versin. Sevdiklerimizi, bizleri kazalardan belalardan korusun.
Arkadaşının kardeşine Allah rahmet eylesin, geride kalanlarına da sabır ve dayanma gücü versin. Başınız sağolsun...

10/19/2007 06:42:00 AM  
Anonymous Anonymous said...

Yazinin basligini okur okumaz aklima gelen dizeleri paylasmak istedim:

"Buyuk randevu
Bilsem nerede, saat kacta?
Tabutumun tahtasi, bilsem hangi agacta?"

Allah acili aileye ve rahmetlinin tum sevenlerine sabirlar versin!

Betul

10/19/2007 07:15:00 AM  
Blogger nino said...

olum Allahin emri su ayrilik olmasaydi :( basiniz sagolsun kalanlara Allah sabirlar versin bir gun cennetin guzel yamaclarinda bulusurlar insaallah

10/19/2007 11:33:00 AM  
Anonymous hanimiş said...

Ne güzel yazmışsın.. Aynı şeyleri belki farklı kelimelerle yeni konuştuk bir arkadaşım ile.. Yine bir ölümün üzerine..

"Daldigimiz uykudan, bir yakinimizin olumuyle biraz silkinir gibi oluyoruz. Anladigimiz manada zamanin olmadigi aleme bir goz atma firsati veriyor belki bu bize. Sonra kaldigimiz yerden devam ediyoruz hayatimiza"

10/19/2007 03:36:00 PM  
Blogger IŞILCA TATLAR said...

Zinnur hanım çok üzüldüm gerçekten.Allah hiç kimseye 'evlat acısı göstermesin' denir ya böylesini de göstermesin. Ölümü kabullenmem çok zor olsa da yaşlı ve hasta olununca bir parça insan teselli buluyor. Çok genç ve ani gelen ölümler karşısında insanın dayanabilme gücünü bulması çok zor lakin elden birşey gelmiyor.
Bu nedenle seni çok iyi anlıyor ve acını paylaşıyorum.
Arkadaşınızın kardeşine Allah rahmet eylesin der kardeşine ve ailesine de sabır ve dayanma gücü
dilerim.
Sevgilerimle,

10/19/2007 03:39:00 PM  
Blogger itir said...

This comment has been removed by the author.

10/19/2007 08:13:00 PM  
Blogger itir said...

Ne garip... Ahududular kek ve catalin resmi cekilirken orada degilmis, sonradan golgelerle gelmis, tum aydinligi, parlakligi yutmus gibi duruyorlar.

Basiniz/baslari sag olsun.

Itir.

10/19/2007 08:15:00 PM  
Blogger Tijen said...

Zinnur'cuğum,
Ölüm çok acı ama erken ölümler daha da acı. Allah geride kalanlara sabır versin.

10/19/2007 11:37:00 PM  
Blogger Eda said...

Sevgili Zinnur
Başınız sağolsun, Allah rahmet eylesin, arkadaşınıza ve yakınlarına sabırlar versin.
Ölüm hep var, ama ucundan kıyısından hayatımıza dokunduğu zaman hatırlanıyor nedense...Sen de duygularını ne güzel ifade etmişsin...Sabırlar diliyorum.
Sevgiler

10/20/2007 04:48:00 PM  
Blogger Ata sofrası said...

başınız sağolsun.ölüm her zaman yanı başımızda ama biz ancak geldiğinde aaa işte burdaymış diyoruz.hele böyle genç yaşta yaşanınca çoook daha acı oluyor.allah rahmet eylesin.ailesine baş sağlığı diliyorum.sevgiler.naşide

10/21/2007 03:11:00 AM  
Blogger meleginmarifetleri said...

selam zinnur ölüm her an ensemizde aslında onun nefesini hissederek yaşamak lazım ou hatırlayarak yaşasak belki hiç bu kavgalar savaşlar ve bu kin ve nefret olmayacak ama bizler dünyanın sahipleriymişizde ölmeyecekmişiz gibi herşeyi bizim zannediyoruz ve çocuklarımızda bunları bizden öğreniyorlar işte yaşam ne kadar kısa görüyoruz ama unutuyoruz insanlar herşeye alışıyor insan demek alışan demekmiş zaten yoksa yaşamak bu kadar kolay olurmuydu annesini babasını kaybediyor insan ama yinede yaşama tutunuyor senin arkadaşınında başı sağ olsun canım hoşaçakal bende beklerim her zaman

10/21/2007 05:15:00 AM  
Blogger Mutfak Havlusu said...

ölüm hep uzak sanıyoruz aslında bir o kadar da yakın diyoruz.
velakin hiçbiri,hem yakın hem uzak bu bir ironi belkide diyoruz.
velhasıl iyisiyle-kötüsüyle her halini yaşıyoruz,ölümü sevdiklerimizde yaşamakta bunun en acı tarafı!
Rabbim bize unutmak gibi bir hal vermiş bunun bir nimet olduğunun en yakın arkadaşımı kaybedince anladım,onun ölüceğine inanamıyordum aklıma geldikçe.
hastalığının teşhisini öğrendiğimizde sanki yanlış birşey duyduk dedik inanmak istemedik,ama doğruydu söylenen.
ve tedavi süreci başladı hep birşeyler değişecek ümidi her yeni hareket bir umuttu ama zamanla yenilmeye başladı bedeni ve yavaş yavaş tükendi ve son noktaya geldi.
hala ölümden ziyade sanki bir yerde diyoruz gelicek sanki,geçenlerde yolda yürürken bir bayan gördüm sanki belkıs'tı dedim karşıdan geliyor ama değildi tabi.
gözlerim doldu ne yazıkki gördüğüm sadece bilinçaltımın beni yanıltmasıydı başka birşey değil.
sözlerimi uzun tuttuğum için kusuruma bakmayın,vefat eden yakınınıza Allah'tan rahmet ve ailesine,yakınlarına sabır dilerim...

10/21/2007 11:54:00 AM  
Blogger pecete said...

Kabul etmek istemediğim ve hatta direndiğim bir gerçek. Bir telefonun ucundan gelecek haberi bekler haldeyim. Ve her kırık seste "tamam" diyorum. Kabul edemiyorum , istemiyorum...

10/22/2007 01:03:00 PM  
Blogger zinnur said...

Sevgili Arkadaslarim, cok tesekkur ederim hepinize, yorumlariniz ve olum konusundaki paylasimlariniz icin. Turkiye gundemindeki aci olaylarla olum hakkinda her zamankinden daha fazla dusundugumuz gunler bunlar. Dilerim, bu acilar yasandiktan sonra bize kalan, hayatlarimizin bundan sonraki kismini daha anlamli gecirmemize yardimci olur.
Hepinize icten sevgiler,

10/23/2007 08:10:00 PM  
Anonymous lilith said...

`Olum bize ne uzak bize ne yakin olum
Olumsuzlugu tattik, bize ne yapsin olum?`

Gittigi yerde guzel agirlanmasi duasiyla...

11/06/2007 04:51:00 PM  

Post a Comment

Links to this post:

Create a Link

<< Home